DOLAR
Alış: 46.05
Satış: 46.23
EURO
Alış: 53.30
Satış: 53.51
GBP
Alış: 61.65
Satış: 62.10
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
14.05.2026
1949 Görüntüleme
Yeni taşındığımız evde duvarın arkasından gelen sesleri ciddiye almamıştık.
- Yeni taşındığımız evde duvarın arkasından gelen sesleri ciddiye almadık; ustalar duvarı kırınca gerçek ortaya çıktı. Eski bir apartmanın üçüncü katındaki bu daireyi kiraladığımızda en çok sevdiğimiz şey sessizliğiydi. Şehrin ortasında olmasına rağmen tuhaf bir sakinliği vardı. İlk günlerde bu sessizlik bize huzur veriyordu. Ta ki o sesleri duymaya başlayana kadar. İlk başta hafif bir tıkırtıydı. Sanki duvarın arkasında biri parmaklarıyla ritim tutuyormuş gibi düzenli aralıklarla gelen küçük sesler… Ben bunun eski binalarda olan boru seslerinden biri olduğunu düşündüm. Eşim Elif ise bunun fare olabileceğini söyledi. Ama ses fareye hiç benzemiyordu. Çok düzenliydi. Sanki bilinçli birinin çıkardığı bir sesti. Gece 23:17 civarında başlıyordu. Nedense her gece aynı saatlerde. Birkaç gün boyunca görmezden geldik. İnsan yeni taşındığı evde paranoyak olmak istemiyor. Ama bir gece sesler daha güçlü gelmeye başladı. Tok… tok… tok… Sonra kısa bir duraklama. Tok… tok… Elif bir anda doğruldu. “Duyuyor musun?” dedi fısıldayarak. Başımı salladım. O gece ilk kez içime bir huzursuzluk çöktü. Çünkü ses sadece rastgele değildi. Sanki bir düzeni vardı. Ertesi gün komşulara sorduk. Yan daire boştu. Aylar önce kiracılar taşınmış, yeni kiracı gelmemişti. Kapının altından baktık. Gerçekten boş görünüyordu. Ama sesler devam etti. Üçüncü hafta seslere yeni bir şey eklendi. Fısıltı gibi bir sürtünme… Sanki duvarın içinde biri hareket ediyordu. Artık Elif iyice tedirgin olmuştu. Ben hâlâ mantıklı bir açıklama bulmaya çalışıyordum. Eski binalarda gizli boşluklar olur, tesisat kanalları olur, diyordum. Ama bir gece seslerin ritmini fark ettim. Tok tok tok Tok tok Tok tok tok Bir süre düşündüm. Sonra kalbim hızlandı. Bu… mors alfabesine benziyordu. Telefonumu açtım ve not almaya başladım. Sesleri birkaç gece boyunca kaydettim. Nokta ve çizgi gibi düşünerek ritimleri yazdım. Birkaç denemeden sonra ortaya çıkan kelimeyi görünce elim titredi.
- “YARDIM.” Elif’e gösterdim. Yüzü bembeyaz oldu. “Birisi… yardım istiyor,” dedi. Ertesi gün apartman yöneticisine durumu anlattık. Adam başta güldü. “Eski binadır, ses yapar,” dedi. Ama biz ısrar edince bir usta çağırmayı kabul etti. En azından duvarın arkasında tesisat boşluğu olup olmadığına bakacaklardı. İki gün sonra ustalar geldi. Salonun yan duvarını işaret ettim. “Ses tam buradan geliyor.” Ustalardan biri çekici duvara vurdu. Tok bir ses geldi. Sonra biraz daha yukarıya vurdu. Bu kez ses farklıydı. Boşluk vardı. Usta kaşlarını çattı. “Burada normalden geniş bir boşluk var,” dedi. Sonra matkabı aldı. Duvar delinmeye başladı. Toz havaya kalktı. Elif elimden sıkıca tutuyordu. Kalbim deli gibi atıyordu. Çünkü aklımdaki ihtimal korkunçtu. Matkap duvarı yarım metre kadar açtığında bir şey ortaya çıktı. Metal bir yüzey. Usta durdu. “Toz kapağı gibi bir şey,” dedi. Çekiçle kenarını kırdı. Ve kapak açıldı. Arkasında dar bir boşluk vardı. Usta el fenerini içeri tuttu. Bir anda geri çekildi. “Allahım…” Elif çığlık attı. Boşluğun içinde bir adam vardı. Ama ölü değildi. Yaşıyordu. Çok zayıflamıştı. Sakalları uzamış, gözleri çökmüştü. Ama ışık yüzüne vurunca gözlerini kapattı ve zayıf bir sesle konuştu. “Beni… duydu mu biri?” Elif ağlamaya başladı. Hemen ambulans çağırdık. Adamı boşluktan çıkardıklarında neredeyse ayakta duracak hali yoktu. Doktorlar onun günlerdir aç kaldığını söyledi. Ama asıl şok edici şey ambulansa binerken söylediği cümle oldu. “Onun geldiğini duymadınız mı?” Ben donakaldım. “Kimin?” diye sordum. Adam titreyerek bizim duvara baktı. “Beni buraya kilitleyen adam…” Boş daireyi işaret etti. “Orada yaşıyor.” O an içimi buz gibi bir korku kapladı. Çünkü yan dairenin kapısı o sırada yavaşça açıldı. İçeriden biri bizi izliyordu. Ve yüzünde tek bir ifade vardı. Rahatsız edilmiş birinin sessiz öfkesi. O gün anladım ki bazı duvarların arkasında sadece boşluk değil, insanların görmezden gelmeyi tercih ettiği karanlık hikâyeler saklıdır. Ve bazen en korkutucu şey, o hikâyenin tam yan dairenizde yaşanıyor olmasıdır.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


