DOLAR
Alış: 46.05
Satış: 46.23
EURO
Alış: 53.30
Satış: 53.51
GBP
Alış: 61.65
Satış: 62.10
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
13.02.2025
224 Görüntüleme
İsteme Meselesi Olduğunda
- Beni istemeye geldiklerinde sevinmiştim, yuva kuracaktım artık, ama bu sevinç damadı görünce bitti, çünkü hem topal hemde çolaktı, ama maddi durumları çok iyiymiş, kaynata olacak adam babamın borçlu ve fakir olduğunu duymuş, hiç merak etme hepsini ben halledeceğim dedi, kahveyi götürdüğümde bana bakışları hiç hoşuma gitmedi, babam asla beni engelli birine vermez diye düşünürken ne yazıkki bana hiç sormadan oldu bu iş dedi. Dünyam yıkılmıştı, söz nişan derken düğün günü geldi, kaynatamın gözleri hala hep uzerimdeydi sürekli beni süzüyor gülümsüyordu, düğün bitti herkes dağıldı, beni odama götürdüler ama damat ortalikta hiç yoktu bir süre sonra odanın kapısı açıldı …
- Kapı açıldığında içeri giren damat değil, kaynatamdı. Yüzünde garip bir gülümsemeyle bana doğru yaklaştı. Ellerim titremeye başladı. “Ne oluyor burada? Neden geldiniz?” diye sordum. Sesimdeki panik, odayı doldurmuştu. Kaynatamın yüzündeki gülümseme daha da genişledi. “Sakin ol, yalnızca konuşmaya geldim,” dedi. Ama o anda içimde bir ürperti hissettim. Geri çekilip yatağın köşesine oturdum, “Burada olmanız doğru değil. Lütfen odadan çıkın,” dedim. Ama beni dinlemedi. “Seninle bir sır paylaşmam gerek,” dedi ve ceketinin iç cebinden bir zarf çıkardı. Zarfı masanın üstüne koydu. “Bu zarfı açıp okumanı istiyorum,” dedi. Sonrasında kapıya doğru yöneldi. Giderken bir kez daha arkasını döndü ve ekledi: “Bu sır, evliliğinle alakalı bütün dengeleri değiştirebilir. Ama unutma, bunu gizlemek ya da açığa çıkarmak tamamiyle senin elinde.” Odaya derin bir sessizlik çöktü. Zarf masanın üstünde duruyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi çarpıyordu. Sonunda cesaretimi toplayıp zarfı açtım. İçinden birkaç fotoğraf ve bir mektup çıktı. Fotoğraflar damadımın diğer bir bayanla olan görüntüleriydi. Ancak bayanın yüzünde bir tür maske vardı ve kim bulunduğunu kavramak imkansızdı. Fotoğraflar arasında tarih ve saatler de yazıyordu. Hepsi düğünden birkaç hafta evveline aitti. Mektubu okumaya başladım: “Eğer bu evliliğe devam edersen, yalnızca kendi hayatını değil, aileni de tehlikeye atmış olacaksın. Onun gerçek yüzünü bilmiyorsun. Gerçek damadın kim bulunduğunu öğrenmek istiyorsan, bu gece saat 3’te ahıra gel.” Ne yapacağımı bilemiyordum. Mektubu yazan kimdi? Fotoğraflar gerçek miydi? Bütün şunlar bir oyun muydu? Saatime baktım, gece 2’yi gösteriyordu. İçimdeki korkuya karşın merak beni ele geçirdi. Sessizce odadan çıktım ve ahıra doğru yürümeye başladım. Ay ışığı ahırı aydınlatıyordu, içeriden gelen hafif bir fısıltı duyabiliyordum. Kapıyı yavaşça araladım. Ahırda beni bekleyen şahıs kaynatamdı. Bu kez yüzünde o alaycı gülümseme yoktu. Ciddi bir ifadeyle bana doğru döndü. “Gerçekleri öğrenmeye hazır mısın?” diye sordu. “Ne gerçekleri?” dedim. Sesim titriyordu. Kaynatam derin bir soluk aldı ve konuşmaya başladı: “Bu evlilik gerçekten bir oyun. Oğlum sandığın şahıs, benim öz oğlum değil. O birine borcum vardı ve bu borcu ödemek amacıyla onu evlat edinip kimliğini değiştirdim. Seninle evlenmesini istememim sebebi, onun borçlu bulunduğu adamlardan kaçmasını sağlamaktı. Onlar, ailemizin amacıylae girmeye cesaret edemezlerdi.” Bu sözler üstüne dizlerimin bağı çözüldü. “Peki ya fotoğraflar? O bayan kim?” diye sordum. Kaynatam gözlerini yere indirdi. “O bayan, borçlu bulunduğu adamlardan birinin eşiydi. Seni emniyetliğini sağlamak amacıyla bu kadar ileri gitmek mecburiyetinde kaldım,” dedi. O sırada ahırın kapısı süratle açıldı. İçeri giren damadımdı. Yüzünde hiddet vardı. “Baba! Ne yapıyorsun?!” diye bağırdı. Gözlerindeki korku ve çaresizlik her şeyi anlatıyordu. Bana doğru yaklaştı. “Sana zarar vermelerine izin vermeyeceğim,” dedi. Sonrasında babasına dönerek, “Bütün şunlar senin hatan! Beni bu oyunun amacıylae sen çektin!” diye haykırdı. O an anladım ki, hayatım bir trajedinin tam ortasında başlamıştı. Ama damadımın gözlerinde gördüğüm şey bir suçluluk ya da pişmanlık değil, koruma içgüdüsüydü. İçimde ona karşı bir emniyet oluşmaya başladı. “Bu evlilik bir oyun olabilir,” dedim. “Ama bu oyunu eş güdümlü bozabiliriz.” Ve o gece, kaderin bizi oynattığı bu oyunu değiştirmek amacıyla el ele verdik. Oyun içersinde bir oyun başlamıştı ve bu kez denetim bizdeydi.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


