DOLAR
Alış: 45.59
Satış: 45.78
EURO
Alış: 53.08
Satış: 53.29
GBP
Alış: 61.41
Satış: 61.87
Gece 3:00’te, kocamın metresi bana bir fotoğraf gönderdi…
- Ben de tüm yönetim kuruluna gönderdim.. Gece saat tam 03.07’de telefonum komodinin üzerinde titredi. Öyle yüksek bir ses değildi… Ama yıllardır aynı yatakta uyuduğu adamın yalanlarını sessizce dinlemeyi öğrenmiş bir kadını uyandırmaya yetiyordu. Gözlerimi karanlıkta araladım. Telefon ekranının buz gibi ışığı yüzüme vurdu. Bir fotoğraf gelmişti. Bilinmeyen bir numaradan… Ama gönderenin kim olduğunu anlamak için numarasını rehbere kaydetmeye gerek yoktu. Melisa. Kocamın genç ve kusursuz görünen sekreteri… Şirket yemeklerinde kahkahasını gereğinden fazla uzatan, toplantılarda ona gereğinden fazla yaklaşan o kadın… Ve şimdi… yatağımın tam ortasına bırakılmış bir bomba gibiydi. Fotoğrafı açtım. Lüks bir otel süiti… İpek çarşaflar… Şampanya şişesi… Ve Melisa…
- Kocamın beyaz gömleğini üzerinde taşırken yüzünde zafer kazanmış bir kadının gülümsemesi vardı. Arka planda ise Kerem Yalçın… Benim kocam… Milyon dolarlık şirketin patronu… Yarı uyur halde yatakta uzanıyordu. Sanki yıllardır kurduğumuz hayatı tek gecede yok etmemiş gibi… Sanki beni değil de sadece sıradan bir sözleşmeyi aldatmış gibi rahat görünüyordu. Ama fotoğraftaki en kötü şey ihaneti görmek değildi… Melisa’nın bakışlarıydı. Çünkü o bakışlarda acıma yoktu. Meydan okuma vardı. Sanki ağlayacağımı düşünüyordu… Sanki kocamı geri almak için yalvaracağımı sanıyordu… Uzun süre ekrana baktım. Sonra sadece gülümsedim. Sessizce… Soğuk bir şekilde… Çünkü Melisa büyük bir hata yapmıştı. Beni yalnızca “patronun karısı” sanmıştı. Ama unuttuğu bir şey vardı… O şirketin temelini atan kişi bendim. Kerem’in bugün sahip olduğu her şeyin arkasındaki görünmez isim bendim. Ne bağırdım… Ne ağladım… Ne de kocamı aradım… Sadece fotoğrafı kaydettim. Sonra şirketin yönetim kurulu sohbetini açtım. Hepsi uyuyordu… Milyonluk villalarında huzur içinde… Henüz hayatlarının birkaç saniye içinde değişeceğinden habersizlerdi. Fotoğrafı gruba gönderdim. Ve altına şu mesajı yazdım: “Patronumuz yeni projesi üzerinde oldukça yoğun çalışıyor gibi görünüyor. Sekreter Melisa’nın da kendisine mükemmel şekilde eşlik ettiğini görüyoruz. İkinizi de kutlarım. Umarım mutluluğunuz sonsuza kadar sürer.” Gönder tuşuna bastım. Bir anda sessizlik çöktü. Sonra biri mesajı gördü. Ardından bir başkası… Bir diğeri… Telefon ekranındaki küçük profil simgeleri birer birer yanmaya başladı. O an Kerem’in birkaç saat sonra yaşayacağı kabusu düşündüm. Telefonunu eline alışını… Onlarca cevapsız çağrıyı görüşünü… Yönetim kurulundan gelen mesajları okuyuşunu… Ve sonunda şunu fark edişini… Beni mahveden Melisa değildi. Onu mahveden bendim. O gece ilk kez gerçekten gülümsedim. Sonra telefonumun SIM kartını çıkardım. Tuvalete attım. Ve sifonu çektim. Eski halimi de onunla birlikte uğurladım. Sessiz kalan kadını… Her şeyi görmezden gelen kadını… Kerem’in gölgesinde yaşamayı kabul eden kadını… Çünkü o kadın artık yoktu. Dolabın arkasındaki siyah valizi çıkardım. Aylar önce hazırlamıştım. Pasaport… Banka hesapları… Şirket belgeleri… Gizli dosyalar… Ve Kerem’in asla bilmediği gerçekler… Üzerime sade bir kazak giydim. Yüzüğümü çıkardım. Mücevherleri bıraktım. Çünkü o evden Kerem Yalçın’ın karısı olarak çıkmıyordum. Onun en büyük kâbusu olarak ayrılıyordum. Şafak sökmeden villadan çıktım. İstanbul hâlâ karanlıktı. Ama benim için yeni bir hayat başlıyordu. Kerem içinse… Çöküş yeni başlıyordu. Uçak havalandığında telefonuma tek bir mesaj geldi. Avukatım Selin’den… Sadece tek kelime yazıyordu: “Onaylandı.” Ve ben camdan bulutlara bakarken… Kucağımdaki dosyayı açtım. Çünkü Melisa kocamı benden aldığını sanıyordu… Ama aslında ben, onun elinden her şeyi çoktan almıştım.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
Yanlışlıkla kocamın telefonunu aldım ve kayınvalidemden gelen bir aramayı cevapladım.
-
Gece 3:00’te, kocamın metresi bana bir fotoğraf gönderdi…
-
“Yüksek sosyeteye ‘layık olmadığı’ gerekçesiyle ziyafet masasından kovulmuşken
-
Baba, üç oğluna 900.000 rupilik bir senet verdi
-
BU EVSİZ ADAM NEDEN OĞLUMUN EJDERHA KOLYESİNİ TAKIYOR?
-
Düğün gecesi, battaniyeyi kaldırdığımda gerçek beni ürpertti.


