DOLAR
Alış: 44.82
Satış: 45.00
EURO
Alış: 52.41
Satış: 52.62
GBP
Alış: 60.32
Satış: 60.77
O Soğuk Günde Bir Yabancıya Yemek Aldım… Ertesi Gün Açtığım Not Hayatımı Değiştirdi
Dondurucu bir günde, sadece bir yabancıya bir dürüm ve kahve almak istemiştim… ama elime sıkıştırdığı o buruşuk kağıt parçası, görmezden gelebileceğim bir şey değildi.
O akşam hava kemikleri sızlatacak kadar soğuktu. Tek istediğim biraz sıcaklık, sıcak bir duş ve sessizlikti. Ama köşedeki tezgâhın önünden geçerken durdum. Orada oturuyordu. Üzerinde eski, uyumsuz kıyafetler vardı. Titreyen elleriyle yanında kıvrılmış küçük köpeği ısıtmaya çalışıyordu. “Biraz sıcak su… lütfen,” diye fısıldadı. Satıcı onu kovdu. Köpek hafifçe inledi.
Bir an durdum. Sonra “İki kahve, iki dürüm,” dedim. Yemeği verdim, dönüp gidecektim ki elime bir kağıt sıkıştırdı. “Bunu evde oku,” dedi. Unuttum.
Ertesi akşam buldum. Açtım. İlk satırda nefesim kesildi.
“Annenin son mektubunu hâlâ çekmecede saklıyorsun.”
Elim titredi. O mektubu kimse bilmiyordu. Kimseye göstermemiştim.
Devamını okudum.
“Kapının arkasındaki çivide asılı olan gri palto… onu atamadın. Çünkü vedalaşamadın.”
Boğazım düğümlendi. Bu artık rastlantı olamazdı.
Son satıra geldiğimde kalbim hızlandı:
“Yarın aynı saatte gel. Bu sefer senin soruların olacak.”
O günde uyuyamadım. Defalarca düşündüm. Bir şaka mıydı? Beni tanıyan biri mi? Ama o adamı hayatımda ilk kez görmüştüm.
Ertesi gün aynı saatte geri döndüm. Hava yine soğuktu. Aynı köşeye baktım.
Yoktu.
Tezgâhın önüne gittim. Satıcıya sordum.
“Dün burada oturan yaşlı adam nereye gitti?”
Satıcı omuz silkti.
“Burada her gün onlarca kişi oturur. Kimi soruyorsun?”
“Yanında küçük bir köpek vardı.”
Adam biraz düşündü.
“Ha… şu sessiz olan mı? Sabah erkenden gitti. Bir daha görmedim.”
İçimde garip bir boşluk oluştu.
Geri dönmek üzereydim ki yerde küçük bir iz fark ettim. Karton bir kutunun parçasıydı. Üzerinde köpeğin battaniyesine benzer bir kumaş parçası vardı. Yanında da küçük bir kağıt.
Eğilip aldım.
Bu sefer yazı daha düzgündü.
“Geç kaldın. Ama bu da bir cevap.”
Kağıdın arkasında bir adres yazıyordu.
Bir an tereddüt ettim. Sonra gitmeye karar verdim.
Adres, şehrin eski bir mahallesindeydi. Yıllardır uğramadığım bir yer. Dar sokaklar, eski binalar…
Kapıyı buldum. Paslı bir zildi. Bastım.
Kapıyı yaşlı bir kadın açtı.
“Buyurun?”
“Elimdeki not… burada yazan biri…” dedim.
Kadın bir an durdu. Gözleri yumuşadı.
“Sen misin?” diye sordu.
Şaşırdım. “Beni tanıyor musunuz?”
Kapıyı açtı. “İçeri gel.”
Küçük bir salondu. Duvarlarda eski fotoğraflar vardı. Bir köşede küçük bir köpek yatağı… ama boştu..
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
