DOLAR
Alış: 44.78
Satış: 44.96
EURO
Alış: 52.61
Satış: 52.82
GBP
Alış: 60.44
Satış: 60.88
Üvey annem, hiçbir erkeğin bana bir daha bakmaması için saçlarımı kazıdı…
—Sanmıyorum…
—Elif.
İsim havada keskin bir bıçak gibi asılı kaldı.
Salondaki birkaç kişi bakışlarını kaçırdı. Bazıları ilk kez o adı duyuyordu. Ama Meryem Hanım biliyordu.
—O… uygun değil —dedi kontrollü bir sesle—. Sağlığı pek iyi değil. Ayrıca…
Emir sözünü kesti.
—Ben onu gördüm.
Sessizlik.
—Gördüğüm şey… bu salondakilerin hiçbirinde yok.
Bu kez Meryem Hanım’ın yüzündeki maske çatladı.
—Saçları bile yok —dedi alayla, kontrolü geri almaya çalışarak—. Bir kadının en temel…
Emir bir adım yaklaştı.
—Saç değil.
Bir saniyelik duraklama.
—Onur.
Salonda hava değişti.
Emir arkasını döndü.
—Atımı hazırlayın.
Gece, konağın taş duvarlarına sessizce yaslanmıştı.
Elif hâlâ çalışıyordu.
Aynı koridor. Aynı bez. Aynı hayat.
Ama içindeki o değişim… artık bastırılamıyordu.
Kapıya sert bir vurma sesi geldi.
Evde kimse böyle kapı çalmazdı.
Meryem Hanım kaşlarını çatarak kapıya yöneldi. Açtığında karşısında Emir’i gördü.
Arkasında iki adam, bir de fener taşıyan genç bir hizmetli vardı.
—Bu saatte…? —dedi Meryem Hanım, şaşkınlığını gizleyemeden.
Emir içeri bakmadı bile.
—Elif’i almaya geldim.
Bu kez sessizlik daha ağırdı.
—Bu mümkün değil —dedi Meryem Hanım sertçe—. O bu evin…
—Hiçbir şeyi değil —diye tamamladı Emir—. Bunu en iyi siz biliyorsunuz.
Elif koridorun ucunda durmuştu.
Eli hâlâ ıslaktı. Kalbi ise ilk kez bu kadar hızlı atıyordu.
—Elif —dedi Emir, gözlerini ondan ayırmadan—. Gelmek istiyor musun?
Bu soru… hayatında ilk kez biri ona bir şey sormuştu.
Zorla değil.
Karar vererek.
Elif başını kaldırdı.
Eşarbının altından görünen kazınmış saçları saklamadı.
Saklanmadı.
Ve ilk kez… sesi çıktı.
—Evet.
O gece Elif o evden çıktı.
Arkasına bakmadan.
Kimse onu durduramadı.
Çünkü artık durdurulacak biri değildi.
Aylar geçti.
Demirhan Çiftliği değişti.
Ama en çok değişen… Elif’ti.
Saçları yavaş yavaş uzamaya başladı.
Ama bu sefer kimse ona o saçlar için bakmıyordu.
İnsanlar onun zekâsını konuşuyordu.
Yönetimini.
Kararlarını.
Emir’in yanında “güzel kadın” olarak değil…
“eşit” olarak duruyordu.
Ve bir gün, büyük salonda herkesin önünde Emir ona döndü.
—Benimle evlenir misin?
Salondaki herkes nefesini tuttu.
Elif gülümsedi.
Bu kez aynada çalışılmış bir gülüş değildi.
Gerçekti.
—Evet —dedi.
Düğün günü geldiğinde…
Kayseri’den, Konya’dan, Ankara’dan insanlar akın etti.
Ve o kalabalığın en arkasında üç kişi duruyordu.
Meryem Hanım.
Selin.
Lara.
Hiçbiri davetli değildi.
Ama gelmişlerdi.
Çünkü herkesin konuştuğu şeyi kendi gözleriyle görmek zorundaydılar.
Elif merdivenlerden indi.
Saçları artık omuzlarına değiyordu.
Ama kimse ilk önce onu fark etmedi.
İnsanlar… duruşunu fark etti.
Gücünü.
Sessizliğini.
Ve Meryem Hanım ilk kez şunu anladı:
Elinden aldığı şey…
asla gerçek güç değildi.
Yıllar sonra insanlar bu hikâyeyi anlatırken hep aynı cümleyi kurdu:
“Bir kadını küçültmeye çalıştılar.”
“Ve onu durduracaklarını sandılar.”
Ama gerçekte olan şuydu:
Onu kırmaya çalıştıkları an…
onu özgür bıraktılar.
Ve Elif…
bir zamanlar diz çöktüğü avludan…
kendi hayatının zirvesine yürüdü.
Başını hiç eğmeden.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Diğer Galeriler
-
İran, Hürmüz’de Amerikan Uçak Gemisine Saldırdı
-
Türkiye’nin Konuştuğu O İsim ile İlgili Bütün Bilgiler
-
Serap Paköz
-
19 yaşında 75 yaşındaki bir şeyhle evlendi… ama ilk gece yaşananlar tüm sarayı şoka uğrattı
-
11 YIL BOYUNCA KAYINVALİDEME ÖZ ANNEM GİBİ BAKTIM
-
Üvey annem, hiçbir erkeğin bana bir daha bakmaması için saçlarımı kazıdı…
