DOLAR
Alış: 44.93
Satış: 45.11
EURO
Alış: 52.54
Satış: 52.75
GBP
Alış: 60.53
Satış: 60.98
Sekiz Aylık Hamileyken, Çocuğu Kurtarmak İçin Havuza Atladım.
O an zaman durdu.
Kulaklarım uğulduyordu. Hastane koridorundaki herkesin sesi bir anda uzaklaştı. Sadece Elif’in o tek kelimesi kafamın içinde yankılanıyordu.
“Baba…”
Murat’ın yüzü bembeyaz kesildi. Gözleri önce bana, sonra Zeynep’e, sonra tekrar Elif’e kaydı. Yakalanmış bir suçlu gibiydi.
Ben ise sadece karnımı tuttum. İçimde büyüyen bebeğim tekme attı sanki, bana “uyan” der gibi.
“Bu ne demek Murat?” dedim, sesim sandığımdan daha sakindi. Ama o sakinliğin altında fırtına vardı.
“Zeynep, şimdi sırası değil…” dedi.
“Tam da sırası!” diye bağırdım. Bekleme salonundaki herkes bize dönüp bakıyordu. “Bu çocuk sana neden baba diyor?”
Zeynep derin bir nefes aldı, sanki yıllardır taşıdığı yükü bırakacakmış gibi.
“Çünkü o onun babası.”
Cümle havada asılı kaldı.
Sanki biri göğsümün ortasına yumruk atmıştı. Nefes alamadım.
“Ne zamandır?” diye sordum.
Murat başını eğdi.
“Altı yıl…”
Altı yıl.
Yani bizim evliliğimizin neredeyse tamamı.
Gözlerim doldu ama ağlamadım. Ağlamak ona ödül gibi gelirdi.
“Bana üniversiteden arkadaşın demiştin.”
“Başta öyleydi…” dedi Murat, sesi küçücük çıkıyordu. “Sonra bir hata oldu.”
“Altı yıllık hata mı olur Murat?”
Sessizlik.
Zeynep araya girdi.
“Ben senden bir şey çalmak istemedim. Hamile olduğumu öğrendiğimde Murat boşanacağını söyledi. Ama sonra senin de hamile olduğunu öğrenince…”
Ona döndüm.
“Ve ikiniz de bana yalan söylemeye devam ettiniz.”
Kimse inkâr etmedi.
İşte en acı kısmı buydu.
Ben havuza atlayıp onların kızını kurtarmıştım.
Ben, aldatıldığımı bilmeden onların sırrını nefes vererek hayata döndürmüştüm.
Bir kahkaha çıktı ağzımdan. Acı, kırık, yabancı bir kahkaha.
“Ne kadar komik,” dedim. “Bugün sadece bir çocuğu değil, sizin rezilliğinizi de kurtarmışım.”
Murat bana yaklaşmaya çalıştı.
“Zeynep, lütfen—”
“Elini bana sürme.”
Sesim o kadar keskindi ki olduğu yerde durdu.
“Nafaka gönderdiğin kişi buydu. Gece geç saatlerde mesaj attığın kişi buydu. Sürekli ‘iş toplantısı’ dediğin yer burasıydı.”
Başını kaldırmadı.
Cevap vermesine gerek yoktu.
Zaten her şeyi anlamıştım.
Derin bir nefes aldım. Karnımı okşadım.
“Biliyor musun Murat,” dedim, “bugün gerçekten korktum. Havuzda o küçük kız için korktum. Bebeğim için korktum. Ama en çok da hayatım için korktum.”
Gözlerimin içine baktı.
“Şimdi korkmuyorum.”
“Zeynep…”
“Çünkü artık senden kurtuluyorum.”
Yüzüğü parmağımdan çıkardım. Altın halka avucumda küçücük görünüyordu. Oysa yıllardır boynuma geçirilmiş bir zincir gibiydi.
Yüzüğü göğsüne doğru fırlattım.
“Bunu hak etmiyorsun.”
Arkamı döndüm.
Arkamdan seslendi.
“Lütfen gitme!”
Durmadım.
Asansöre doğru yürürken herkes yol verdi. Karnım ağırdı ama ilk kez yük gibi gelmiyordu.
Çünkü bazı kadınlar bir gün anne olur.
Bazıları ise aynı gün yeniden doğar.
Ve ben o gece ikisini de oldum.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
