DOLAR
Alış: 44.66
Satış: 44.84
EURO
Alış: 52.65
Satış: 52.86
GBP
Alış: 60.30
Satış: 60.75
ANKARA
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
Ana Sayfa
Foto Galeri
11.03.2026
94 Görüntüleme
Evin yakınındaki eski elma ağacının kuru dallarını kesmek için merdivene tırmanıyordum
- Sabahın erken saatlerinde evin arkasındaki eski elma ağacının kuru dallarını kesmeye karar vermiştim. Günlerdir aklımdaydı ama bir türlü fırsat bulamamıştum. O sabah hava garipti. Gökyüzü koyu gri bulutlarla kaplıydı, rüzgâr neredeyse hiç esmiyordu ve havada tuhaf bir ağırlık hissediliyordu. Sanki büyük bir yağmur yaklaşırken doğa nefesini tutmuş gibi duruyordu. Yine de işi ertelemek istemedim. Merdiveni getirip ağaca dikkatlice yasladım, sağlam olduğundan emin oldum ve budama makasını alarak tırmanmaya başladım. Yanımda her zamanki gibi köpeğim de vardı. Bahçede dolaşıyor, bazen toprağı kokluyor, bazen de beni izliyordu. Onun bu sakin hâline alışkındım. Ama merdivenin yarısına geldiğimde arkamdan garip bir hareket hissettim. Birinin pantolonumu çektiğini sandım. Arkamı döndüğümde köpeğimin merdivene tırmanmaya çalıştığını gördüm. Patileri metal basamaklarda kayıyor, pençeleri sürtünürken tiz bir ses çıkarıyordu. Gözleri büyümüş, kulakları dikilmişti. Doğrudan bana bakıyordu. “Hey! Ne yapıyorsun?” dedim şaşkınlıkla. “Aşağı in.” Elimle aşağıyı işaret ettim. Normalde sözümü hemen dinlerdi. Ama bu kez kıpırdamadı. Tam tersine bir basamak daha çıktı ve ön patilerini merdivene koydu. Ardından birden pantolon paçamı dişleriyle yakaladı. Sertçe çekti. Dengem bir an sarsıldı. “Delirdin mi sen? Bırak!” diye bağırdım. Ama bırakmadı. Havlamaya başladı. Havlaması alıştığım oyun havlamalarından değildi. Keskin, aceleci ve huzursuzdu. Beni aşağı çekmeye çalışıyor, neredeyse bütün gücüyle paçamı çekiyordu. İlk başta sinirlendim. Böyle bir şeyi daha önce hiç yapmamıştı. Merdivende dengemi kaybedersem ciddi şekilde yaralanabilirdim. Ama birkaç saniye sonra fark ettim ki bu bir oyun değildi. Köpeğimin gözlerinde garip bir panik vardı. Sanki bana bir şey anlatmaya çalışıyordu. Tekrar yukarı uzanıp dalı kesmeye çalıştım. Ama o anda köpek paçamı öyle sert çekti ki refleksle merdiveni iki elimle kavradım. İçimden bir huzursuzluk geçti. “Tamam… tamam,” diye söylendim. Yavaşça aşağı inmeye başladım. Köpek hâlâ havlıyor ve geri geri çekiliyordu. Sanki merdivenden uzaklaşmamı istiyordu. Yere indiğimde bile huzursuzluğu bitmedi. Etrafımda dolaşıyor, kulaklarını dikiyor ve sürekli havaya bakıyordu. Sinirlerim hâlâ bozuktu. “Yeter artık,” dedim. Onu kulübesine götürdüm ve kapısını kapattım. Biraz sakinleşmesini istiyordum. Sonuçta işimi bitirmem gerekiyordu. Merdivene doğru geri yürüdüm. Tam o anda… Gökyüzü bir anda parçalanmış gibi oldu. Kulakları sağır eden bir gök gürültüsü patladı. Aynı anda göz kamaştıran bir şimşek çaktı. Şimşek, merdivenin yaslı olduğu elma ağacının tam üstüne düştü. Her şey bir saniyede oldu. Korkunç bir çatlama sesi duyuldu. Ağacın üst kısmı yarıldı ve büyük bir dal koparak tam merdivenin bulunduğu yere düştü. Metal merdiven yere savruldu, budama makası birkaç metre uzağa fırladı…
- Donup kalmıştım. Eğer birkaç saniye önce hâlâ merdivende olsaydım… O dal tam üzerime düşecekti. Kalbim deli gibi atıyordu. Dizlerimin titrediğini fark ettim. Bir süre yerimden kıpırdayamadım. Sonra yavaşça köpeğin kulübesine doğru yürüdüm. Kapıyı açtım. Köpek hemen dışarı fırladı ama bu kez havlamıyordu. Sessizce yanıma geldi. Kuyruğunu hafifçe salladı ve başını dizime yasladı. Diz çöküp onu okşadım. “Sen… bunu hissettin değil mi?” diye fısıldadım. Hayvanların bazen yaklaşan fırtınayı ya da tehlikeyi insanlardan önce fark ettiğini duymuştum. Ama bunu kendi gözlerimle yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. Köpeğim beni merdivenden indirmeseydi… Belki de şimdi burada olmayacaktım. Başını okşarken boğazım düğümlendi. “Bugün hayatımı kurtardın dostum,” dedim. O sadece sakin bir şekilde gözlerimin içine baktı. O günden sonra bir şeyi asla unutmadım. Bazen tehlikeyi ilk fark eden akıl değil, sadakattir. Ve bazen bir hayatı kurtaran şey… sadece bir köpeğin sahibini bırakmamasıdır.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


