DOLAR
Alış: 44.78
Satış: 44.96
EURO
Alış: 52.61
Satış: 52.82
GBP
Alış: 60.44
Satış: 60.88
Milyoner adam gece yarısı eve döndü — ve ikizlerinin yanında yatan hizmetçiyi görünce donup kaldı
- Milyoner adam gece yarısı eve döndü — ve ikizlerinin yanında yatan hizmetçiyi görünce donup kaldı. O gece, Cemal Rıza villasında gördüğü manzara kalbine adeta saplandı. Saat neredeyse gece biri geçmişti. Cemal, uzun ve yorucu bir iş seyahatinden yeni dönmüştü. Özel uçağı birkaç dakika önce inmişti ve tek istediği şey evinin alışılmış sessizliğiydi. Ama kapıdan içeri adım attığı anda bir şeylerin yanlış olduğunu hissetti. İkizlerin odasının kapısının altından ince bir ışık sızıyordu. Bu, dadanın karakterine tamamen ters bir durumdu. İçini kemiren huzursuzlukla kapıyı araladı ve gördüğü manzara karşısında nefesi kesildi. Yerde, beşiklerin yanında yatan kişi dada değil, evin hizmetçisi Meryem Hanım’dı. Cemal bir süre kapıda öylece kaldı. Sonra sessizce içeri girdi. Meryem Hanım’ı uyandırmamak için dikkatle eğildi ve çocukların yüzüne baktı. Efe ve Elif huzurla uyuyorlardı. Her şey yolunda görünüyordu, ama bu durumun bir açıklaması olmalıydı. Tam o sırada Meryem Hanım hafifçe kıpırdandı. Gözlerini aralayıp Cemal’i fark ettiğinde bir anda doğruldu. Yüzünde hem şaşkınlık hem de yakalanmış olmanın verdiği bir tedirginlik vardı. “Beyefendi… siz ne zaman geldiniz?” diye fısıldadı. Cemal’in sesi alçak ama sertti. “Bu soruyu ben sormalıyım. Sen burada ne yapıyorsun? Dada nerede?” Meryem Hanım bir an sustu. Gözleri yere kaydı. Ellerini birbirine kenetledi. Bu sessizlik Cemal’in sabrını zorluyordu. “Konuş,” dedi Cemal. Meryem Hanım derin bir nefes aldı. “Dada… bu akşam aniden çıktı,” dedi. “Ne demek çıktı?” “Bir telefon geldi. Çok telaşlandı. Bana çocuklara bakmamı söyledi. Geri döneceğini söyledi ama… dönmedi.” Cemal’in kaşları çatıldı. Bu açıklama yetersizdi. “Bana neden haber vermedin?” Meryem Hanım başını kaldırdı. Gözlerinde utançla karışık bir kararlılık vardı. “Sizi rahatsız etmek istemedim. Zaten çok yorgundunuz. Hem… çocukları yalnız bırakamazdım.” Cemal bu cevaba hemen karşılık veremedi. Birkaç saniye boyunca sadece Meryem Hanım’a baktı. Onun yorgun yüzünde, yılların izini taşıyan ellerinde ve yerde uyuyakalmış bedeninde bir samimiyet vardı. Ama yine de bir şey eksikti. “Bu kadar basit değil,” dedi Cemal. “Bir şey saklıyorsun.” Meryem Hanım’ın gözleri doldu. Dudakları titredi. Sanki söylemek istemediği bir gerçeği içinde tutmaya çalışıyordu. “Beyefendi…” dedi kısık bir sesle. “Dada… aslında dönmeyecekti.” Cemal’in içi buz kesti. “Ne demek bu?” “Ben konuşmalarını duydum. Günlerdir plan yapıyordu. Bu gece çocukları alıp gitmeyi düşünüyordu.” O an oda bir anda daha dar, daha ağır bir yer haline geldi. Cemal’in zihni bu sözleri sindirmekte zorlanıyordu. “Saçmalık,” dedi sertçe
- “Keşke öyle olsaydı,” diye karşılık verdi Meryem Hanım. “Ama doğru. Bu akşam telefon geldiğinde plan değişti. Bir şey oldu. Panikledi. Çocukları almadan gitti. Ama ben… risk alamazdım.” Cemal bir adım geri çekildi. Bu ihtimal bile kanını dondurmuştu. “Nasıl emin olabildin?” Meryem Hanım gözlerini kapadı. “Çünkü daha önce de gördüm,” dedi. Cemal’in bakışları keskinleşti. “Ne gördün?” “Yıllar önce… kendi çocuğumu kaybettim,” dedi Meryem Hanım. “Onu koruyamadım. Yanlış insanlara güvendim. O günden beri bir daha böyle bir şey olmasına izin vermemeye yemin ettim.” Odanın sessizliği bu sözlerle derinleşti. Cemal ilk kez Meryem Hanım’a gerçekten baktı. Sadece bir hizmetçi olarak değil, bir insan olarak. Onun geçmişini, taşıdığı yükü ve o gece neden orada olduğunu anlamaya başladı. “Bu yüzden mi burada kaldın?” diye sordu daha yumuşak bir sesle. Meryem Hanım başını salladı. “Evet. Onları yalnız bırakamazdım. Gözümün önünden ayırmak istemedim. Eğer bir şey olsaydı…” Cümlesini tamamlayamadı. Cemal yavaşça çocukların beşiklerine baktı. Sonra tekrar Meryem Hanım’a döndü. O an içinde bir şey değişti. Bugüne kadar sadakati maaşla, güveni sözleşmelerle ölçmüştü. Ama o gece yerde, sert halının üzerinde uyuyakalan bir kadının gösterdiği fedakârlık, tüm bu ölçüleri anlamsız kılmıştı. “Teşekkür ederim,” dedi sonunda. Meryem Hanım şaşkınlıkla başını kaldırdı. Cemal devam etti. “Onları koruduğun için.” Kadının gözlerinden sessizce yaşlar süzüldü. Ertesi gün dada hakkında soruşturma başlatıldı. Anlatılanların doğru olduğu ortaya çıktı. Cemal, büyük bir felaketin eşiğinden dönüldüğünü fark etti. Ama onun için asıl değişim, bu olayın sonucunda oldu. Meryem Hanım artık sadece evin hizmetçisi değildi. Çocukların hayatında, güvenebileceği bir koruyucu, bir aile parçası olmuştu. Cemal o günden sonra şunu anladı: Gerçek sadakat, görev tanımlarında yazmazdı. Gerçek sevgi, söylenen sözlerde değil, sessizce yapılan fedakârlıklarda saklıydı. Ve bazen bir insanın değeri, en çok kimsenin görmediği bir anda ortaya çıkardı.
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Galeriler
-
İran, Hürmüz’de Amerikan Uçak Gemisine Saldırdı
-
Türkiye’nin Konuştuğu O İsim ile İlgili Bütün Bilgiler
-
19 yaşında 75 yaşındaki bir şeyhle evlendi… ama ilk gece yaşananlar tüm sarayı şoka uğrattı
-
11 YIL BOYUNCA KAYINVALİDEME ÖZ ANNEM GİBİ BAKTIM
-
Üvey annem, hiçbir erkeğin bana bir daha bakmaması için saçlarımı kazıdı…
-
Kocama söylemeden, ne yaptığını anlamak için gizlice yazlık evimize gittim: kapıyı açtığımda gerçek bir korku hissettim


